
Kambiyo senetlerinden kasıt Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen çek, poliçe ve bonodur. Kişinin Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yoluna başvurabilmesi için alacağının çek, poliçe ya da bonoya bağlanmış olması gerekmektedir. Kişinin alacak hakkı herhangi bir kambiyo senedine dayanmıyorsa bu halde kişinin genel takip yollarına başvurması gerekmektedir.
Kambiyo senetlerine bağlı olan alacak rehinle güvence altına alınmış olsa dahi rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmadan doğrudan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi yapılabilir.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip özel bir ilamsız icra yolu olup ödeme emrine itiraz edilmesi satıştan başka bir işlemi durdurmaz. Ancak borçlu ödeme emrine itiraz ile birlikte malların haczini önlemek veya icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi için İcra Mahkemesinden icra takibinin geçici olarak durdurulmasını talep edebilir. İcra Mahkemesi, ödeme emrine itiraz hakkında esasa ilişkin olarak yapacağı incelemeyi duruşmalı olarak yapmak zorundadır.
Kambiyo senetlerine Mahsus Haciz Yolu ile takiplerde itiraz süresi ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmesini takiben 5 gündür. Yapılacak itirazda itiraz sebeplerinin belirtilmesi zorunludur. İtiraz edilmediği takdirde ödeme ve mal beyanında bulunma süresi 10 gündür.
Borçlu, ilgili takibin gerçekleştirildiği İcra Müdürlüğünün bağlı bulunduğu İcra Mahkemesine dilekçe ile başvurarak imzaya ya da borca itiraz etme hakkına sahiptir.
İMZAYA İTİRAZ
Borçlu, takibe konu olan kambiyo senedinde yer alan imzanın kendisine ait olmadığını, bu imzayı inkar ederek imzaya itiraz hakkını ödeme emrinin tebliğini takiben 5 gün içerisinde kullanmalıdır. Aksi halde takibe konu kambiyo senedinde yer alan imza bu takip neticesinde borçluya ait sayılacaktır.
–Borçlunun imza itirazı satıştan başka icra takip işlemini durdurmaz. Ancak İcra Mahkemesi itiraz ile ilgili kararını verene kadar icra takibinin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 2021/8162, K. 2021/8791, T. 12.10.2021;
“…Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan takipte, takibe konu kambiyo senedi altındaki imzaya itiraz, İİK’nun 170. maddesinde özel olarak düzenlendiğinden, imza inkarı nedenine dayalı sahtelik iddiası hakkında, sonraki genel kanun olan HMK’nun 209. maddesi uygulanamaz. İmza itirazı, İİK’nun 170/1. maddesi uyarınca satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz. Ancak, icra mahkemesi itirazla ilgili kararına kadar takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir (İİK 170/2)…”
Borçlu tarafından kambiyo senetlerindeki imzaya itiraz edilmesi halinde İcra Mahkemesi, imza itirazını duruşmalı olarak inceler. Ancak İcra Mahkemesi duruşmadan önce yapacağı incelemede borçlunun dilekçesinden veya sunduğu belgelerden edindiği kanaate göre itirazı ciddi görmesi halinde alacaklıya tebliğe gerek görmeden itirazla ilgili kararına kadar icra takibinin geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinden karar verebilir.
İcra Mahkemesi tarafından borçlunun itirazının reddine karar verilmesi halinde alacaklı, kararın kesinleşmesini beklemeksizin takibe devam edebilir. İcra Mahkemesi kambiyo senedi üzerindeki imzanın borçluya ait olduğuna karar verirse ve itiraz ile takip durdurulmuşsa itirazın reddi ile birlikte borçlu, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına ve alacağın %10’u oranında para cezasına mahkum edilir. Borçlunun menfi tespit davası veya istirdat davası açma hakkı saklıdır. Borçlu menfi tespit davası ya da istirdat davası açarsa hükmolunan tazminatın ve para cezasının tahsili bu davalar sonuçlanıncaya kadar ertelenir. Borçlu açtığı menfi tespit davası ya da istirdat davasını kazanırsa hükmedilen tazminat ve para cezası kalkar.
İcra Mahkemesi tarafından borçlunun itirazının kabulüne karar verilmesi halinde icra takibi durur ve kararın kesinleşmesi ile icra takibi iptal edilir. Alacaklının kambiyo senedini takibe koymakta kötü niyetli ya da ağır kusurlu olduğunun anlaşılması durumunda İcra Mahkemesi alacaklıyı takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata ve alacağın %10’u oranında para cezasına mahkum eder. Alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklıdır.
-Vekilin vekaletnamesinde kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi varsa, asil adına çek tanzim edebilir. Çekin vekaleten imzalandığı yazılmasa dahi vekalet veren, vekil tarafından imzalanan çekten dolayı sorumludur. Bu halde alacaklı, imzaya itiraz eden borçlunun vekili tarafından senedin imzalandığını iddia eder ve vekilin imzasının incelenmesini talep ederse kambiyo taahhütnamesinde bulunma yetkisini içeren vekaletname sahibi vekil hakkında da imza incelemesi yapılması gerekmektedir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 2021/2720, K. 2021/7093, T. 29.06.2021;
“…6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 502/1. maddesinde “Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir.” denilmekte olup anılan Kanun’un 504/3. maddesinde; “Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz” hükmüne yer verilmiştir. Ticari vekilin kambiyo taahhüdü altına girmesi de aynı Kanun’un 551. maddesinde özel yetkinin bulunması koşuluna bağlanmıştır. Buna göre, vekilin vekaletnamesinde kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi varsa, asil adına çek tanzim edebilir. Çekin “vekaleten” imzalandığı yazılmasa dahi vekalet veren, vekil tarafından imzalanan çekten dolayı sorumludur.
Somut olayda takibe konu çekteki imzanın … tarafından atılmadığı tarafların kabulündedir. Ancak borçlu şirket yetkilisi … tarafından,… isimli kişiye verilen … 2. Noterliğince düzenlenen 30.03.2017 tarih ve 04337 yevmiye nolu vekaletnamenin bankacılık işlemlerine ilişkin kısmında “…çek taahhütnamesi imzalama…” hususunda yetki verildiği görülmüş olup, adı geçen kişiye çek keşide etme yetkisi verildiğinin kabulü gerekir. Bu durumda vekaletname ile yetkilendirilen… hakkında imza incelemesi yapılması gerekirken yetki verilmediğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.“
–İmzaya itiraza ilişkin olarak yapılacak incelemede kesin kanaat bildirmeyen ve birbiriyle çelişkili olarak düzenlenen diğer raporlar arasındaki çelişkiyi gidermeyen raporlar değerlendirmeye tabi tutulamaz.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 2021/3490, K. 2021/7832, T. 22.09.2021;
“…Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlunun örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresi içerisinde icra mahkemesine başvurusunda, bono üzerindeki borçlunun avale ilişkin imzasına itiraz edildiği, ilk derece mahkemesince, imzaya itirazın reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, takip konusu bono üzerinde mahkemece yaptırılan ilk inceleme sonucunda verilen 06.05.2015 tarihli raporda avalist imzasının borçlu eli ürünü olmadığı mütalaa edildiği, itiraz üzerine mahkemece yaptırılan ikinci incelemede Adli Tıp Kurumu’nun Fizik İhtisas Dairesi’nin 16.08.2017 tarihli raporunda inceleme konusu imzaların kuvvetle muhtemel borçlu eli ürünü olduğunun bildirildiği, ardından Bölge Adliye Mahkemesince yaptırılan üçüncü incelemede Adli Tıp Kurumu’nun Fizik İhtisas Dairesi’nin genişletilmiş uzmanlar kurulu tarafından hazırlanan 08.07.2020 tarihli raporunda inceleme konusu imzaların kuvvetle muhtemel borçlu eli ürünü olduğu belirtildiği, yine Bölge Adliye Mahkemesince yaptırılan dördüncü incelemede ise mahkemece grafoloji uzmanlarından kurulu üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 21.12.2020 tarihli raporda avalist imzasının borçlu eli ürünü olduğu kanaatine varılmıştır. Buna göre, ilk derece mahkemesince aldırılan ilk rapor ile Bölge Adliye Mahkemesince aldırılan son rapor arasındaki çelişki tam olarak giderilmeden istinaf incelemesi yapılmıştır. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporlar ise kesin kanaat bildirmediğinden diğer iki rapor arasındaki çelişkiyi giderici mahiyette değildir, bu nedenle değerlendirmeye tabi tutulamaz.
O halde, ilk derece mahkemesince aldırılan ilk rapordaki tespit borçlu lehine, Bölge Adliye Mahkemesince aldırılan son rapordaki tespit ise alacaklı lehine olup, çelişkinin giderilmesi için grafoloji alanında uzman üç kişilik ehil bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınarak oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, çelişki giderilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir…”
BORCA İTİRAZ
İmzaya itiraz dışında kalan tüm itirazlar borca itirazdır.
Borçlu ödeme emrinin tebliğini takiben 5 gün içerisinde bir dilekçe ile borca itiraz edebilir. Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borca itiraz takibi durdurmaz, yalnızca satışı durdurur.
–Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte 5 günlük borca itiraz süresi kamu düzenine ilişkin olup, hak düşürücü süre niteliğinde olduğundan mahkemece re’sen gözetilmelidir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 2015/1074, K. 2015/10130, T. 17.04.2015;
“…Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borca itirazın İİK.nun 168/5. maddesi gereğince yasal 5 günlük süre içerisinde icra mahkemesine yapılması gerekir. Bu süre kamu düzenine ilişkin olup, hak düşürücü süre niteliğinde olduğundan, mahkemece re’sen gözetilmelidir. Somut olayda, borçluya gönderilen örnek 10 numaralı ödeme emri, 08.07.2014 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlu 17.07.2014 tarihinde yasal 5 günlük süreden sonra borca itirazda bulunmuştur. Adı geçene ilişkin şikayet dilekçesinin incelenmesinde ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğine dair bir başvuruda bulunmadığı görülmüştür. Bu nedenle borçlunun icra mahkemesine başvurusu yukarıda açıklanan madde hükümlerine göre yasal süresinde değildir.
O halde mahkemece, itirazın süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı gerekçe ile şikayetin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir…”
Borçlu borca itiraz etse bile borca itiraz takibi durdurmadığından alacaklı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 10 gün geçtikten sonra borçlunun mallarının haczini isteyebilir ancak haczedilen malların satışını isteyemez.
İcra Mahkemesi borçlunun dilekçesinden ve sunduğu delillerden alacağın zamanaşımına uğradığına, borcun itfa edildiğine, ertelendiğine veya borçlunun borcunun olmadığına ya da İcra Müdürlüğünün yetkisiz olduğuna kanaat getirirse icra takibinin geçici olarak durdurulmasına duruşma yapmadan karar verebilir. Ancak borca itiraza ilişkin esas incelemesi duruşmalı olarak yapılır.
İcra Mahkemesi borçlunun borca itirazının reddine karar verirse alacaklı, kararın kesinleşmesini beklemeksizin haciz işlemlerine geçebilir. Borçlunun itirazının reddine karar verilmesine karşı kanun yoluna gidilmesi takibi durdurmaz ancak borçlu, alacağın tamamı için teminat göstermesi halinde takibi durdurabilir
İcra Mahkemesi borçlunun borca itirazının kabulüne karar verirse takip durur ve karar kesinleştiğinde takip iptal edilir. İtirazın kabul edilmesi halinde alacaklının kambiyo senedini takibe koymakta kötü niyetli ya da ağır kusurlu olduğunun anlaşılması durumunda İcra Mahkemesi alacaklıyı takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum eder.
Borçlunun itiraz dilekçesi ekinde sunduğu belge altındaki imzanın alacaklı tarafından inkar edilmesi halinde İcra Mahkemesi yapılan inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirirse borçlunun itirazının kabulü ile birlikte alacaklıyı kambiyo senedi alacağının %10’u oranında para cezasına mahkum eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa dava sonuçlanıncaya kadar para cezasının tahsili ertelenir. Alacaklının bu davayı kazanması halinde para cezası kalkar.
ÖDEME EMRİNE KARŞI ÖZEL ŞİKAYET YOLU
5 günlük Şikayet Süresi Öngörülen Haller;
Takip konusu senedin kambiyo niteliğinde bulunmaması, takip konusu senet kambiyo senedi niteliğinde olmasına rağmen borçlu sıfatının oluşmaması halinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içerisinde İcra Mahkemesine şikayet yoluna başvurulabilir.
7 günlük Şikayet Süresi Öngörülen Haller;
Takip dayanağı senedin aslı icra dairesine verilmemişse, ödeme emri borçluya usulsüz tebliğ edilmişse borçlu tarafından ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde şikayet yoluna başvurabilir. Alacaklı da takipte hatalı işlem tespit ederse yine şikayet yoluna başvurabilir.
–Senet aslının icra dairesinde olmadığı hususu ile borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde İcra Mahkemesine şikayet yoluna başvurabilir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 2018/337, K. 2019/7727, T. 13.05.2019;
“Senet aslının icra kasasında olmadığı hususu, ancak ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlu tarafından İİK’nun 16/1. maddesi uyarınca 7 günlük süre içerisinde icra mahkemesine şikayet yoluyla ileri sürülmesi halinde değerlendirme konusu yapılabilir. Aksi halde mahkemece re’sen nazara alınamaz…”
–Alacaklı takip talebinde bulunurken kambiyo senedinin aslını dosyaya eklemek zorundadır. Aslı eklenmemiş ise borçlu şikayet yoluna başvurabilir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 2016/23581, K. 2017/15013, T. 04.12.2017;
“İİK’nun 167/son maddesi hükmüne göre, alacaklı tarafından takip talebi ile birlikte kambiyo senedinin aslının icra müdürlüğüne ibrazı zorunludur.
Somut olayda, takibe konu çekin, aslı yerine “aslı gibidir” şeklindeki sureti ile takibe girişildiği anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, yukarıda açıklanan yasa hükmü uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm tesisi isabetsizdir.”
-Ancak bu durumun istisnası olarak senet aslının zorunluluk nedeniyle resmi bir makamda bulunması halinde orada olduğu belirtilmek suretiyle tasdikli örneği ile takibe başlanılması mümkündür.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 2016/31681, K. 2018/4282, T. 04.05.2018;
“İİK’nun 167/2.maddesi; “Alacaklı takip talebine kambiyo senedinin aslını ve borçlu adedi kadar tasdikli örneğini eklemeye mecburdur.” hükmünü içermektedir. Ancak senet aslının zaruri olarak resmi bir makamda bulunması nedeniyle orada olduğu belirtilmek suretiyle tasdikli örneği ile takibe başlanılması mümkündür.
Somut olayda; dayanak çekin süresi içerisinde, 16/05/2014 tarihinde bankaya ibraz edildiği, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19/02/2014 tarih ve 2014/A.S.Ö.2791 sayılı kararı ile tedbir konulduğundan çek aslının ibraz edilen banka tarafından hamiline iade edilmediği, çeke Cumhuriyet Başsavcılığınca el konularak adli emanete alındığı, talep üzerine 27/11/2015 tarihinde çekin aslı gibidir imzalı suretinin alacaklıya teslim edildiği ve anılan çek fotokopisi ile takibe geçildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mücbir sebep nedeniyle çek aslının takibe eklenmesi mümkün olmadığından anılan çek fotokopisine dayalı olarak takip başlatılması usul ve yasaya uygundur.“
–Borçlu, ödeme emrinin kendisine usulsüz tebliğ edildiği hususu ile ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde İcra Mahkemesine şikayet yoluna başvurabilir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 2008/318, K. 2008/2772, T. 19.02.2008;
“…Borçlunun ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğine dair şikayeti İİK’nun 16.maddesi uyarınca yedi (7) günlük yasal süreye tabi bulunmaktadır. İİK’nun 168 maddesinde düzenlenen 5 günlük şikayet süresi ise borçlunun kambiyo takibine ilişkin şikayetleri için öngörülmüştür.
Somut olayda borçlu vekili ödeme emri tebligatının usulsüz olup 28.09.2007 tarihinde muttali olduklarını ileri sürüp İİK.’nun 16/1.maddesi uyarınca yedi gün içinde şikayette bulunduğuna göre işin esası incelenip oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken, takipten haberdar olduğunu tarihten itibaren beş (5) günlük süre geçtiği gerekçesiyle istemin reddi isabetsizdir.”
Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu İle Takiplerde Süresiz Şikayet Halleri:
İcra takibi işleminde kamu düzenine aykırılık olması halinde şikayetin yapılması için süre aranmaz. Bu durumda aranan menfaat, yapılan işlemin kamu düzenine aykırılık teşkil etmesi ve işlemin hükümsüz kalması ihtimalinden kaynaklanmaktadır.
-Örneğin alacaklı tarafından borca ilişkin olarak önce ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe başlandığında, alacaklı aynı borca ilişkin olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe başlayamayacaktır. Alacaklının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe başladığı ve bu takip sonuçlanmadan aynı borca ilişkin olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile de takibe başladığı durumda bu husus kamu düzenine ilişkin olup süresiz şikayete tabidir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 2019/14054, K. 2020/6438, T. 07.07.2020;
“…Her ne kadar yukarıda anılan kanun hükümleri uyarınca borç ipotek ile temin edilmiş olsa bile elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilirse de somut olayda öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğinden alacaklı tercih hakkını bu takip türünden yana kullanmış olup aynı borca ilişkin olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapamaz. Bu durumda İİK’nun 45/1 hükmü uyarınca rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip sonucunda rehin tutarı borcu ödemeye yetmez ise alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yolu ile takip edebilir. Bu husus kamu düzeni ile ilgili olup süresiz şikayete tabidir.
Bu durumda; şikayete konu … 6. İcra Müdürlüğü’nün 2018/2916 Esas sayılı takip dosyasına konu borçla ilgili olarak … 7. İcra Müdürlüğü’nün 2018/2876 Esasında kayıtlı ve derdest ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibin bulunduğu anlaşılmakla mahkemece mükerrer takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olduğundan bölge aldiye mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir…”
Bir hakkın yerine getirilmemesinden ya da sebepsiz sürüncemede bırakılmasından zarar gören alacaklının bu hususta yapacağı şikayet, süresiz şikayete tabidir.
-Örneğin alacaklının kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile usulüne uygun olarak icra takibine girişmesi halinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu uygulamasıyla borçluya örnek:10 nolu ödeme emri gönderilmesi gerekirken İcra Müdürlüğünce genel haciz yoluna ait ilamsız takiplere mahsus örnek:7 nolu ödeme emrinin gönderilmesi bir hakkın yerine getirilmemesine veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasına neden olacağından bu hususta yapılacak olan şikayet, süresiz şikayete tabidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2008/12514, K. 2008/495, T. 16.07.2008;
“…Şikayete konu takipte de alacaklı vekili, borçlu hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine girişmiş ve takip talebinde açıkça çeke dayandığını bildirdiği gibi, çek aslını da ibraz etmiştir. Takip dayanağı çek tüm yönleriyle kambiyo senedi vasfını haizdir. Artık bu noktadan sonra icra müdürlüğü, takdir hakkına sahip değildir. Yapacağı iş; sadece, İİK.nun 168/1. maddesi hükmüne uygun olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip için sunulan kambiyo senedinin, kambiyo senedi olup olmadığını ve vadesinin gelip gelmediğini inceleme yetkisini kullanmak ve bu şekilde takip konusu edilen belgeyi denetledikten sonra borçluya bu yolla takip için hazırlanan örnek 10 noiu ödeme emrini göndermektir.
Somut olayda ilgili müdürlükçe bu gereğe uyulmamış; borçlu adına 10 nolu ödeme emri yerine genel haciz yoluna ait ilamsız takiplere mahsus 7 örnek nolu ödeme emri gönderilmiştir. Bu yöndeki işlem seçilen takibin şekline de uygun değildir. Bu tür uygulamanın bir hakkın yerine getirilmemesine veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasına neden olacağı açıktır.
Nitekim, İİK.nun 16/son maddesinde yer alan “Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir.” Şeklindeki hüküm ile bundan zarar gören kişinin başvurusu da herhangi bir süreye tabi tutulmamıştır. Bu hal uygulama ve doktrinde süresiz şikayet olarak adlandırılmaktadır.
İcra Müdürlüğünün anılan işlemi ile bir hakkın yerine getirilmemiş veya sebepsiz sürüncemede bırakılmış olması karşısında, bundan zarar gören alacaklının başvurusu herhangi bir süreye tabi değildir. Mahkemece, alacaklının süresiz şikayete tabi bir hale ilişkin şikayetinin kabulü gerekirken süre aşımından reddi isabetsizdir…”
Bu takip ve dava süreçlerinde usule ve esasa ilişkin eksiklikler, yanlışlıklar sebebiyle mağduriyet yaşamamak adına hukuki probleminizi bir avukat aracılığıyla takip etmeniz en iyi sonucu alabilmeniz adına en doğru hamle olacaktır.